Belgeci , 2422 belge yazmış

Önsöz

İnsan atalarıyla niye övünür? İnsanlık evrimine katkıları nedeniyle olmalı, değil mi? Gariptir ama bizim Türk-İslamcılarımız fetihçilikten dolayı övünüyorlar; bu da yetmiyor, bizi de onlarla birlikte övünmeye zorluyorlar. Daha da garibi, tüm kozmopolit niteliğine rağmen en çok da Fatih’le övünüyorlar. Düşünsenize bir, Türkçülerimiz, en çok Türk kanı akıtan, şeriatçılarımız, şeriatı en çok ihlâl eden padişahı, “en…

Başarıyı Engelleyen Tepkiler

İyi şeyleri engelleyen sözler esasında saymakla bitmez. Bu sözlerden bazıları bir virüs gibi bulaşıcıdır. Kırıcı sözler ise ruhlarda onulmaz yaralar açabilir ve insanların özgüvenini zedeler. Zehir gibi acı sözlerin kullanımı, en coşkulu ortamlarda bile havanın buz kesmesine yol açar.   Türkçemizde keder ve hüzün kelimelerinin sayısı 100’ü aşarken, neşe, sevinç ve sevda sözlerinin sayısı 30’u…

Servet-i Fünun Döneminin Önemli Sanatçıları

SERVET-İ FÜNUN DÖNEMİNİN ÖNEMLİ SANATÇILARI TEVFİK FİKRET (1867-1915): Şairin, Batılı sanat anlayışını benimsemesindeki en önemli neden lisede edebiyat öğretmeni olan Recaizade Mahmut Ekrem’den etkilenmesidir. Sanat yaşamı iki ayrı dönem içerisinde incelenebilir. Birinci dönem Servet-i Fünun hareketinin içinde bulunduğu dönemdir. Bu dönemde “sanat sanat içindir” anlayışıyla ürünler vermesine karşın, yine de toplumsal konuların sınırını (dönemin siyasal…

Servet-i Fünun Edebiyatı ve Genel Özellikleri

  SERVET-İ FÜNUN EDEBİYATI (EDEBİYAT-I CEDİDE) (1896-1901) Servet-i Fünun veya Edebiyat-ı Cedide devri, Türk edebiyatında 1860’tan beri devam eden Doğu-Batı mücadelesinin kesin sonucunu (Batı edebiyatının lehine) belirleyen aşamadır. Gerçekten yoğun ve dinamik çalışmalarla geçen bu kısa dönem sonunda Türk edebiyatı, gerek anlayış, gerek içerik, gerekse teknik bakımdan tamamıyla Batılı bir nitelik kazanmıştır. Bu döneme Servet-i…

Fecr-i ati Edebiyatı

FECRİ ATİ EDEBİYATI   Servet-i fünun edebiyatının devamı niteliğinde olan fecr-i ati topluluğu,1909 yılında ortaya çıktı.geleceğin güneşi anlamına gelen fecr-i ati topluluğu,görüşlerini bir bildiri ile 24 şubat 1910’da edebiyat dünyasına duyurdu.ancak bu topluluk, içinde bulundukları olumsuz koşullar nedeniyle fazla bir varlık gösteremeden dağıldı. 24 Temmuz 1908’de ilan edilen II. Meşrutiyet’ten sonra ülkede canlı ve hareketli…