Buyuk Oyun

Benzerine cok rastlanan bir Amerikan filminde kumarbazlar poker oynamaktadir. Oyunculardan kovboy olani surekli kaybederken digerlerinin onundeki dolarlar bir kuleye donusur. Oyunun sonuna dogru kovboy silahini onune koyar ve ben kazandim diyerek tum paralari toplar. Silah cekmek oyunun kurallarina aykiridir ama buyuk oyunun kurallari pokerden farklidir ve guclu olan kazanir.

Soguk Savasin sona ermesiyle dunyadaki guc mucadelesi bir poker oyununa donustu ve ekonominin kurallari tek belirleyici olarak algilandi. Genel kani herkesin bu kurallara uyacagi, kimsenin silahina davranmayacagi bicimindeydi. Paraya hukmedenler surekli kazaniyor digerleri onemsizlesiyordu. Zaten silah kullananlar da bir avuc teroristten ibaretti ve onlarin kazanimlari olusmakta olan dengeleri etkilemiyordu. Benim gozum kovboylarin ellerindeydi ve ne zaman silahlarina davranacak diye bekliyordum.

Mesela AB ve Japonya’yi hep saf oyuncular olarak gordum. ABD ve Rusya, masanin bir yaninda, pokere dalmis gorunuyor ve silahlardan hic soz etmiyordu. Ancak eger bunlar silahina davranirsa AB, Japonya ve benzerleri ellerini havaya kaldirip teslim olmaktan baska bir sey yapamazlardi. Bazilari ekonomisiz bir silahin anlami olmayacagini , ekonomideki basarisizligin silahsizlik sonucunu doguracagini dusunuyordu. Oysa para ve ekonomik kurallar bir kurguydu ama silahlar gercekti.

Turkiye ekonomi oyununu cok sevdi ve ekonomiyi paradan ibaret saydi. Paran varsa ya da bir sekilde elde ediyorsan sorun yoktu. Neye ihtiyacin varsa alabilirdin. Ben eski kusak bir iktisatci olarak mal ve madde temelinde analizler yapiyordum. Mesela AB’ne hep aciyarak baktim. Guclu bir ekonomileri olmasina ragmen temel girdi olan enerji kaynaklarini ve pazarlarini siyasi acidan kontrol edemiyordu. Rus dogal gaziyla isiniyor, ABD’nin kontrolundeki bolgelerden petrol sagliyordu. Bunlarla bir ihtilafa duserse donmus ve durmus bir AB ile karsilasabilirdik. Herkes pokerin kurallarina gore oynanacagini ve kimsenin silahina davranmayacagini dusunuyordu. Kimse tum dunyadaki savunma harcamalarinin yarisini yapan ABD’nin bunu neden yaptigini sorgulamadi. Herkes kaynaklarini refahi icin kullanirken ABD ve Rusya’nin neden silah gelistirmek icin bu kadar fedakarliga katlandiginin sebebini merak etmedi. Boyle bir sorunun karsiligi haydut devletlerin olasi saldirilarina karsi hazirlikli olmak gerektigi bicimindeydi. Intihar bombacilarina, geri teknoloji urunu silahlara karsi en modern teknolojinin urunu silahlar uretiliyordu ve bunu kimse anlamsiz bulmuyordu.

Turkiye demokrasi, ozgurlukler gibi onemli konularla ugrastigi icin bunlara zaman ayirmadi. Ugrasanlar PKK’nin cizdigi sinirlarin disina cikamadi. Bu konulari onemsiz saydigimi zannetmeyin. Sadece bunlarin yaninda baska sorunlar oldugunu ve bunun belirleyici oldugunu soylemek istiyorum. Ayrica analizlerimi tek bir ulke olceginde degil bloklar ve cepheler duzeyinde yapiyorum.

Sunlari soruyorum: Birilerinin masaya silahi surmeye hazirlandigini seziyorum. Siz de ayni dusuncede misiniz? Dunya olceginde yerinizi belirlediniz mi? Girmek istediginiz AB’nin gelecegini nasil tasavvur ediyorsunuz?

Kaynak: sitemedya.com
belgesi-1348

Belgeci , 2422 belge yazmış

Cevap Gönderin