Kırk yılı aşkın süre Osmanlı ülkesini ve diğer ülkeleri dolaşarak
yazmış olduğu eseri ile adeta bütünleşmiş olan Evliya Çelebi
(1611-1684?) 17. yüzyılın önde gelen gezginlerdendir. Seyahatnâm adlı
eserinde verdiği bilgilere göre, İstanbul’da doğmuş, Şeyhülislam Hâmid
Efendi Medresesi’e gitmiş ve daha sonra öğrenim hayatına Enderun’da
devam etmiştir. IV. Murad’a takdim edilmiş, saraya geçerek burada
bilgi ve görgüsünü arttırmıştır.
Anlattığına göre, 1630 yılında gördüğü bir rüyada peygambere “Şefaat
yâ Resulallah” diyeceğine “Seyahat yâ Resulallah” diyen Evliya
Çelebi’ye peygamber tarafından seyahat müjdelenmiş ve bu rüya üzerine
sayahatlerine başlamıştır. Önce doğduğu ve yaşadığı şehri gezmeye ve
gördüklerini yazmaya karar veren Evliya Çelebi, 1640 yılında
babasından izinsiz Bursa’ya gitmiş ve dönüşünde de babası ona sayahat
izin vermiş ve bir seyahatnâme kaleme almasını tavsiye etmiştir.
Evliya Çelebi, Seyahatnâme’sinde gezip gördüğü yerleri kendi üslûbu
ile anlatmaktadır. Olaylara çoğu defa alaycı bir tavırla yaklaşan
Evliya Çelebi, bazen naklettiği olayları renklendirmek amacıyla
uydurma haberler ve olaylar da ortaya atmış, okuyucunun ilgisini
çekmek için aklın alamayacağı garip olaylara da yer vermiştir. Evliya
Çelebi’nin on ciltlik Seyahatnâme’si, bütün görmüş ve gezmiş olduğu
memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir. Eser bu
yönden Türk kültür tarihi açısından önemli bir yere sahiptir.
belgesi-576
Kendini Asya milliyetçiliğine adamak, yavaş yavaş Sovyetler'in önünde eğilmek demekti. Hâlbuki Mustafa Kemal'in politikası…
İngiltere, Türkiye'yi ortadan kaldırmak isterken, bu ülkeyi, bütün İslâmî fikir ve düşüncenin kaynaştığı manevî bir…
Asya'da kitle halindeki bu ayaklanmanın sebepleri Türkiye'de bulunmaktadır ve bu akım mütarekeden sonra başlamıştır. Bunu…
1920 yılının Ağustos ve Eylül aylarında Bakû'da toplanan ikinci kongrede Lenin, Doğu için, en acil…
Dukas, şehre girişi, Ulubatlı Hasan efsanesi temelinde değil de, açık bırakılmış olan Kerkoporta Kapısı'ndan gerçekleştiğini,…
Hiçbir şey, bir yığın hatırayı sıraya koymak için gereken ilk sessizlik anları kadar değerli olamaz.…