Category Archives: Felsefe

Mantik ve Diyalektik

Insanlarin, uzun bir toplumsal evrim surecinin urunu olan mantiksal dusunme yetenekleri, bicimsel mantigin icadindan, binlerce degil, milyonlarca yil once gelir. Locke bu dusunceyi daha 17. yuzyilda dile getirmisti: “Tanri insanlari gucbelâ iki bacakli yaratiklar olarak yaratip, sonra da onlari akilci … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Kıyas Nedir?

 “Mantıksal düşünce, yani genel olarak biçimsel düşünce” diyor Troçki, “daha genel bir kıyastan, bir dizi öncül aracılığıyla gerekli sonuca ilerleyen tümdenge­lim yöntemine dayanır. Bu kıyaslar zincirine, zincirleme kıyas denir.”   Aristoteles, muhakeme yöntemleri olarak hem diyalektiğin hem de biçimsel mantığın … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Mantık Nasıl Düşünüleceğini Öğretir mi?

Diyalektik, insanlara düşünmeyi öğretme iddiasında değildir. Bu, biçimsel mantığın ukalaca iddiasıdır ve Hegel bu iddiayı, psikoloji size sindirimi ne kadar öğretiyorsa, mantık da size düşünmeyi olsa olsa o kadar öğretir diyerek, ironik bir biçimde yanıtlamıştır. Erkekler ve kadınlar, düşünmeyi, ve … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Ozdeslik Yasasinin Sinirlari

Bicimsel mantigin Aristoteles tarafindan gelistirilen temel yasalarinin iki bin yildan daha uzun bir sure temelde degismeden kalmasi sasirticidir. Bu donemde tum bilim, teknoloji ve insan dusuncesi alanlarinda surekli bir degisim surecine tanik olduk. Ama bilimciler yine de, ozu itibariyle, bilimin … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Mantik ve Atomalti Dunya

Geleneksel mantigin yetersizlikleri, diyalektik bakis acisindan cok uzak baska filozoflar tarafindan da kavranmistir. Genelde Anglo-Sakson dunyasinda ampirizme ve tumevarimci muhakemeye daha buyuk bir egilim olmustur. Ancak bilim hâlâ, ona kendi sonuclarini degerlendirmesini saglayacak ve karisik olgular ve istatistikler yigini arasinda … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Modern Mantik

Mantigi zamana uydurmak icin 19. yuzyilda bir dizi girisim yapildi (George Boyle, Ernst Schroder, Gotlob Frege, Bertrand Russell ve A. N. Whitehead). Fakat, isin icine sembollerin katilmasi ve birtakim cekiduzen vermeler disinda bu alanda gercek bir degisiklik yoktur. Sozgelimi dil … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

İnsanca Pek İnsanca

İnançlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir. Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa, bizi pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun olacaktır. Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Geçmişten Geleceğe Felsefenin İşlevi

İnsan “evrenin bir başlangıcı, bir sonu var mı ?”,”dünya nereden gelmiş, nereye gidiyor?” “ben kimim?” ” ölüm tamamen yok oluş mudur?” gibi soruların yanıtlarını önce mitolojide daha sonra dinlerde aramış ve doyurucu bir yanıt bulamamıştır. bundan sonradır ki insan, sorularının … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Ünlü Filozoflar

THALES   Hiçten hiç bir şey meydana gelemez noktasından hareketle, Thales tüm şeylerin birinci gerecinin SU olduğunu ileri sürmüştür. Bütün şeylerin ortak özdeği, dayanağı nedir sorusunu sorarak, Thales BIR sorununu ortaya koymuştur. Düz bir tepsi gibi olan dünyada su üstünde, … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Spinoza

Ethica, "iyi ve Kötünün Ötesinde"                                                                                                                                    Akılsal bir etkinlik ve üretim olarak felsefenin özgül yapısı ve an¬lamı üzerine düşünen, aralarında Leo Strauss ve Gilles Deleuze gi¬bi birbirinden oldukça farklı yaklaşımlara sahip olanların yer aldı¬ğı yakın dönemin başlıca felsefe tarihçilerinin, bu etkinliği … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Spinoza ve Marx

Bu yazı bir tür düşünce deneyidir. Marx’ın Spinoza’ya aşina olduğu, hatta Marx’ın, ‘Teolojik Politik İnceleme’yi kendi el yazısıyla defterine geçirdiği bilinir. Daha az bilinen şey ise bu âşinalığın önemi ve Spinoza’nın, Marx’ın düşüncesine olan etkisinin genişliğidir. Buradaki deneyin amacı bu … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Spinoza’nın Etika’sının Sunuluşu…

Spinoza’nın Tanrıya, Zihne, Tutkulara, tutkular karşısındaki insan Köleliğine ve bu kölelikten Özgürleşmeye dair temel kitabı Ethica Ordine Geometrico Demonstrata yukarıda andığım noktaların ana başlıkları oluşturdukları beş sistematik bölümden inşa edilmiştir. Önce Tanrı ile başladığı söylenir -ama Spinoza için Tanrı bir … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Bach ve Spinoza

Bach ile Spinoza karşılaşmış olsalardı birinin müziğine ötekinin felsefesine ne olurdu? Böyle bir karşılaşmayı düşleyenler (mesela Hollandalı Rabbi De Cardozo) benden önce vardı… Ayrıca Deleuze’ün Spinoza üstüne kitabını (Felsefede Ekspresyonizm: Spinoza) "Spinoza Barok muydu?" başlıklı bir bölümle bitirdiğini, ancak sonuçta … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Disiplin Toplumu: Weber’den Foucault’ya

Weber ve Foucault’nun zorlu çalışmaları, ortak bir soru üzerine eğilmele­ri bakımından birbirine yakınlaşır: İnsan, hangi teknikleri kullanarak ken­dini uygulamalı beşerî bilimlerin (hukuk, tıp, iktisat, eğitim ve kamu yö­netimi) rasyonel disiplinine tâbi kılmıştır? Açıktır ki, bu sorunun yanıtını, Weber külliyatında ya … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Felsefe Nedir’e Gerçekçi Yaklaşım

Halk dilinde, filozof denince, ya bulutlarda yaşayan bir kimse, ya her şeyi hoşgören, hiçbir şeye aldırmayan kimse anlaşılır. Oysa tam tersine, filozof, bazı sorunlara, kesin, açık yanıtlar getirmek isteyen kişidir ve eğer felsefenin, evrenin (dünya nereden geliyor? nereye gidiyoruz? vb.) … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Felsefeye İhtiyacımız Var Mı?

Biz başlamadan önce, siz şunu sorma isteği duyuyor olabilirsiniz: “Eee, ne olmuş yani?” Bilimin ve felsefenin karmaşık sorunlarını dert etmemiz gerçekten gerekli mi? Böyle bir soruya iki ayrı cevap verilebilir. Eğer kastedilen: gündelik yaşantımızı sürdürmek için böyle şeyleri bilmemizin gerekip … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Materyalizm ve İdealizm’in Mukayesesi

Yunanlılardan ta bugüne kadar tüm felsefe tarihi iki zıt düşünce okulu arasındaki bir mücadeleden ibarettir: materyalizm ve idealizm. Burada, felsefede kullanılan kavramların gündelik dilden nasıl temelli biçimde farklılaştığının mükemmel bir örneği ile karşılaşıyoruz. Birisini “idealist” olarak andığımızda normalde aklımızda yüksek … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Nedensellik ve Tesadüf

Felsefe ya da bilim öğrencilerinin karşılaştığı sorunlardan biri, özel bir terminoloji kullanıldığında bunun genellikle gündelik yaşam diliyle uyuşmamasıdır. Felsefe tarihindeki temel sorunlardan biri, özgürlük ve zorunluluk arasındaki ilişkidir. Nedensellik ve tesadüf, zorunluluk ve rastlantı, determinizm ve indeterminizm gibi farklı kılıklarda … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Niceliğin Niteliğe Dönüşmesi Yasası

Niceliğin niteliğe dönüşmesi yasası, maddenin atomaltı düzeydeki en küçük parçacıklarından, insanın bildiği en büyük olgulara kadar son derece geniş bir uygulama alanına sahiptir. Her türden görünümde ve her düzeyde bunu görmek mümkündür. Yine de bu çok önemli yasa layık olduğu … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment

Felsefe Nedir ?

Felsefe kelimesi Yunanca´da fhilo(sev-gi) ve sophia (bilgelik) kelimelerinin yan yana gelmesinden oluşuyor… fhilosophia (bilgelik sev-gisi). Yunanlı düşünürler için "Bilgiyi sevmek, bilginin peşinden koşmak" anlamını taşır… Yani Felsefe sadece bilgiyi sevmek mi oluyor? Bu konuyu bir örnekle anlatayım, sen hiç dünyanın … Continue reading

Posted in Felsefe | Leave a comment