Sanat Egitimi – 2

Kisaca Sanat Egitimi baskalariyla bulusma koprusudur. Sanat Egitimi amaclarina bir kere daha bakacak olursak;

1- Gorsel yolla algilamayi ogrenmek

2- Yaraticiligi gelistirmek

3- Sanatin anlasilmasini-paylasilmasini saglamak

4- Kendini ifade etme yetenegi kazandirmak

5- Endustriye hizmet etmek

6- Yasami degistirmek

7- Sanat Egitimi yoluyla dogru gorme, ayritinin ayirtina varmayi saglamak

8- Sanat Egitimi duygu ve dusuncenin gorsellige donusmesini saglamaktir.

Sosyal psikolog Dr. I.Taylor ise yaraticiligi soyle siniflamistir.

Disavurumcu yaraticilik (cocuk resimleri)

Uretici yaraticilik ( meslek)

Bulusa dayali yaraticilik ( bilim )

Gelismeci yaraticilik

Sanat bir iletisim aracidir. Ayrica gecmisi gunumuze tasirken, gelecegimizi de yapilandirir.

Tum bunlar egitim cercevesinde hukmetmek yerine demokratik unsurlari yerlestirmek, ogrenciye salt kuru bilgi aktarimi yerine kisiligine uygun gelisimi saglama olanagi vermekle olur. Yaratma ogrencinin kisiligiyle ilgilidir. Bu nedenle Sanat Egitimi kitle egitimi degil, bireysel egitim olmak zorundadir.Sanat Egitimi, ogrenciyi cok yonlu dusunen ve arastiran, baskalarinin dusuncesini mutlak kabul etmeyen, kusku duyan, duyuran nitelikte gerceklestirilmelidir. Sonucta Temel Sanat Egitimi bireyin yaratici, arastirici, sorgulayici olmasini ve kendine guvenmesini saglar. C. SMITH, "Sanat Egitiminde bellegin egitilmesine, cocuklarin zihin gozuyle calismasina olanak taninir" demistir. Ama surasi da kesindir ki Sanat Egitimi zaman icinde degisir, ayrica bireyden bireye de degisir. Sanat egitiminde ogretmen rehberlik ederken ogrencinin istediginde veya gerektiginde devreye girerken baska egitimci ve sanatcilarla da ders desteklenir. Ama bir danisman surekliligi de olmasi gerekir.

Programlar hazirlanirken; konuya gore, eyleme gore (isteklere gore), kapsama gore (proje), cerceve programlar (amac ve ilkeler)olarak gerceklestirilir. Sanat Egitimi programlarinda kullanilacak genel sanat dilinin yaninda ulke gecmisi, kosullari ve gelenegi uzerine kurulurken, ulusal boyut uluslararasi boyutla zenginlestirilmelidir. Bilgi ve becerinin birlestirimi olan egitim, ulusal ve uluslararasi tirmanisin en onemli basamagidir. (M. ERBAY)

Egitimi kalitimsal ozellikler, fiziksel ozellikler(zeka, ozel yetenek), kisilik yapisi-psikolojik nitelikler etkileyecegine ve bu da bireyden bireye degisecegine gore yontemler de bu baglamlarda degisir. Bunlar dikkate alinirken yasama gecirme tarzi, ogretmene danismanlik yuklemeli, hukmetmek degil. Bu arada kulturu koruma ve ilerletme gorevi de ustlenmelidir. E. ULMAN, "egitmenin, ogrencinin kendi kisisel deneyimlerini arastirmasi ve bu deneyimleri, kendi kisisel arzulari, gereksinmeleri ve yetenekleri dogrultusunda duzenlemesi konusunda yonlendirmesi geregini" belirtmektedir. "Ogretim, ogrencinin sanat araclarini, olanaklarini ve sinirlamalarini anlamasina, ifade sekline ve ozel egilimlerine en uygun araclari secmesine yardim eder." (M. ERBAY) Sanat Egitiminde kendini gerceklestirirken ogrenci bireysel calismanin yaninda grup calismasi ve disiplinlerarasi calismalarda yapar, yapmalidir da.

Koyde Resim ogretmenligi yapan bir ogrencim, "sehirde malzeme cok, koyde az" diyor. Bu nedenle zorlandigina dair serzeniste bulunuyordu. Ona "malzemenin sorun olmamasi gerektigini, takvimlerin arkalarina, gelen mektup zarflarina, eski gazete kagitlarina , etrafta bulunan agac parcalarina kadar her seyi degerlendirebilecegini" soylemistim ve ilave etmistim, "asil sorun malzemede degil, Sanat Egitimine bakis acisindadir gerek devletin gerekse senin. Bu koyde de kente de degismez. Onemli olan senin yaratici bir Sanat Egitimcisi olman ve bunu derse tasiman. Sinirlari zorlamaliyiz."

Ogretmen ogrenme ortagi olmalidir. Insan gereksinme duyduklarini ogrenmek ister. "Bizdeki egitimin anlami egmekten gelir. Education dik durmak anlamini tasir." (T.TITIZ) Bu anlamda Turk geni ve gelenegi tasiyan ogrenciye hitap ediyorsunuz. Maria MONTESSORI’ ye gore "egitim, ogretmenlerin cocuklara sozcuklerle anlattiklariyla degil, cocuklarin fiziksel ve sosyal cevrede gecirdikleriyle gerceklesir"derken, ERASMUS, "Bir ulusun gercek umudu, gencliginin iyi egitilmesinde yatar" demistir. Yaraticilik ogretim elemanin sablonlariyla yok edilebiliyor. Halbuki gelecegin toplumunu olusturacak bireylere oncelikle ozgur dusunebilen, sorumluluk yuklenen, insana ve dunyaya saygili ve yaratici nitelik kazandirilmali. Bunlar icin ozguven saglanmalidir. Bu da egitimcinin baskin olmasiyla gerceklesemez.

"Sanat Egitimi;Tum dunyayi kapsar-gecmisi ve gelecegi ilgilendirir-bir ayrintidir-bireyin gelisimiyle kosuttur-bireyin kendi kendini kosullamasidir-bagimsizdir-kesinlik yoktur-degerlendirmesi kesin degildir-ogrenci kendi meraklariyla yol alir-hosgoruludur-insan bedeninin sinirlarini zorlar-ogrenci tum dunya ile savasim yaptigini bilmelidir-kendini ispatlamaya calismak gelisme nedenidir." (I.USMANBAS)

Yapilacak calisma bende, zihinde, duyuda olusur. Bunlarin egitimi ve ne ile ifadesi de cok onemlidir. Egitimde ozgur bir yaratici, orijinal dusunur olmak durumundayiz. Bir ulkenin gelisimi basmakalip yinelemelerin yasama gecirildigi egitim tarziyla degil, utopyalarin arkasinda durmak, hayal gucunu zorlamak, orijinaliteyi yakalamakla olur. Bu da egitimde yaraticiligin on plana alinmasiyla gerceklesir. Once yaraticilik gelistirilmeli ki bu tarz, her alana uygulanabilsin. Hayal gucu gelistirilen birey bunu her alana uygulayacaktir mutlaka. "Yaraticiligin zaman icinde surec olarak izlenmesinin gerekliligi kadar cevre kosullari ve kisilik ozellikleri de goz onunde bulundurulmalidir." (H.S.YAVUZ) Yaraticilik bir surec oldugu icin de egitilebilir. Psikolojik duzeyde yaratma biyolojik duzeyde yasamla kosuttur. Yaratici bir bireyin verimli olabilmesi guduleme ve bireysel ozellikleriyle ortusur. Yetenek kalitim ve cevre kosullarina baglidir. Sunu, bu yetiyi gelistirebilir yada ket vurabilir. Bu anlamda egitimde, yaratici ogrenim on plana alinmalidir. Degisiklik ve yenilik hos goruldugu surece yaraticiliga pirim verilmis demektir. Unutmamalidir yaraticilik herkesin isidir.

OSBORN (1962) zihinsel islevlerin yonetilmesi soyle siralamistir;

1- Ice alma-bilgiyi icerebilme yetisi

2- Bilgiyi, tutabilme ve animsa yetenegi ( Gorme ve animsama )

3- Yargi

4- Hayal gucu-yaratici dusunme yetisi

Surecin asamalari;

1- Olayi saptama

2- Sorun tanimlama

3- Hazirlik,analiz ve sentez

4- Fikir bulma

5- Dusunce gelismesi

6- Cozum

7- Degerlendirme

8- Benimseme

Sanat Egitiminde hayal gucunun gorsel kayitlarla zenginlestirilip arastirmaya yonelinmesi ve degerlendirmeler soz konusudur. Yaraticilik evrenseldir, farkliliklarina karsin herkeste bulunabilir. Iste bunun egitimle gelistirilmesi soz konusudur. Bunun icin cevreye, insana duyarli olmak gerekir. Bu duyarlilik yaraticiligi da beraberinde getirecektir mutlaka. Gorme, anlama, iliskilendirme, merak yeni dogumlarin nedenidir. Iste bu da dogru bir egitim anlayisina tabii tutuldugunda dogumun saglikli olmasina neden olacaktir. Yoksa dogum bastan degil ayaklardan baslar. Ogretim elemani, anlatmanin cesitli yollari oldugunu vurgulama rehberliginde bulunurken hosgoru cercevesinde de ogrenciyi ozgur birakabilmelidir.

Tum bunlarin cok kucuk yaslarda baslamasi gerekir ki yaraticilik konusunda basari artabilsin. Dusuncenin, yaratinin degeri cok erken yaslarda verilmelidir. Yaratici surecte her seyde oldugu gibi gereksinmeler cercevesinde varligini surdurur. O halde ogrenciyi doldurmak degil gereksinmelerine yanit aramak, aramasina olanak tanimak daha dogru olur. Sunlari hicbir zaman akildan cikarmamalidir; tum bireyler degisik alanlarda yaratici yetilere sahiptir. Herkesin ilgi alani gibi yarati alani da farklidir ve yaraticiliga giden yol gereksinmeden, duyarliliktan gecer. Yeni yontemler sinanirken doldurma yerine ilgi ve kapasite farkliliklari hicbir zaman goz ardi edilmemelidir. Ogretim elemani bunu hep canli tutmalidir. Bu olguyu zenginlestirmek aileye ve ogretim elemanlarina duser. Yapici elestiri de olumlu tavir icin bir gostergedir dogrusu. SLOVHOVER, yaratici surecin bir dus yolculugu oldugunu her an ortaya cikacagini savunur. Sanat ve kulturde yaratici surec simgeye cevrilir.

Egitim surecinde de gerceklestirilen budur. FREUD, insan zihninde siirsel bir guc olduguna inanir. JUNG, yaraticiligi bilincaltina dayandirir. RANK’ a gore ise sanatci, irade ve islem adami baska bir degisle yaraticidir. Ama tum bunlarin kaynagi ne olursa olsun yasam ve olum her seyi belirliyor galiba. Olumsuz olabilmenin tadi doyasiya sanatta var. Var olmanin dayanilmaz hafifligi gibi sevginin paylasimi, yaratilanlarin paylasimi, iste gercek olan bu. Onemli olan bunun dogumunu ve gelisimini saglikli yapabilmektir. Ailede baslayan bir seyler olmali cocugun yapisina , farkliligina deger verme gibi.. Bu oruntu egitimde saglikli bir sekilde devam etmeli. Cunku J. DEWEY’ e gore "egitim sosyal degisime acilan bir yoldur". Daha iyiye, daha guzele, daha insansiliga yurumek gerekliligi kaliteli bir yasamin denek taslaridir. Dunyanin %70 su, insan vucudunun%70 i su gibi dengede olunca gunluk yasam, yada kagida, tuvale, mekana, sese, devinime donusturulen yarati yerini bulacaktir. Tipki vucudun biyolojik yasamini surdurebilmesi icin ne istedigini bilmesi gibi. Bunlar ozguvenle gerceklesir. Demek ki egitimin ereklerinden biri de ogrenciye ozguvenini saglamaktir. Bu da bireysel egitimle olacaktir, kitle egitimiyle degil. "Yaraticiligi ortaya cikarmak ve gelistirmek icin bir tur sorun cozme olarak ele alindiginda yaraticiligi etkileyecek ve deneysel olarak kullanilabilecek degiskenler uzerinde durulmasi yarar saglayacaktir".(Halide S.YAVUZ) Bu durumda Sanat Egitiminde ogrenciyi arastirmaya yonlendirmek en dogru yontemlerden biri olacaktir. Bunun beslenmesi de cok onemlidir. Okuyarak, gezerek, izleyerek vs.

Yaratici bireyin ozelliklerinden birkaci;

· Basarilidir,

· Yaratici insan duzen gereksinmesi ile guduludur. BARON (1958 )

· Meraklidir

· Oz kanitlama icersindedir.

· Ozgurdur

· Yuksek uretim gucune sahiptir

· Kuskuludur

· Ilgi alanlari cok yonludur

· Estetiksel yargi icindedir

· Ice donuk bir yapisi olabilir

· Coskulu

· Onsezili

· Etkileyendir.

Sanat Egitimi, bireyin duygu, dusunce ve izlenimlerini anlatabilme yeteneklerini ve yaraticilik gucunu estetik bir duzeye ulastirma amaciyla yapilan tum egitim cabasina denir. Boyle bir calisma bireyler arasi diyalog saglar ve esit haklari amac edinir. Icinde ozgurlugu tasidigi icin sanat, toplum normlariyla cakisma gosterir, bu da yaraticiliga temel saglar. Bireyin sessizligini giderir, yetilerini harekete gecirerek, kendilerine guven saglamak Sanat Egitimi ile gerceklesir. Sanat Egitimi ikilidir. Sanattan anlayan, seven, bilincle izleyen bireyler yetistirmenin yaninda sanati yasam bicimi yapacak bireylere hitap etmek ve sanatciya calisma ortami hazirlamaktir. Esit haklarin saglanmasinda Sanat Egitimi salt dusunce olusumu degil, ayni zamanda bir ogrenme surecidir. Esit haklarin sayilmasi bireyin basarili bir toplum yapisinda yukselme sansini artirir. Ona ugraslarinda objektiflik kazandirir. Sonucta Sanat Egitimi; estetik duyarlilik kazandirir. Duygu ve dusuncelerin baska insanlara bu yolla ulasmasina neden olur. Ogrencinin zihinsel ve algisal yetileri gelisir. Yaratici bir dusunce tarzi kazanir. Surekli cevresini sorgulayan, elestiren ve degerlendiren bireyler yetisir. Bu baglamda Sanat Egitimini gerekli kilan etmenleri de soyle siralayabiliriz.

Toplumsal neden; gunumuzde Sanat Egitimini gerekli kilan en onemli neden; toplumun giderek sanayilesmesi ve insanlarin mekanik bir ortama yoneltilmesi sonucu bireye duygusal bir takim degerler yuklemedir. Sanat Egitimi doga, madde ve insan arasinda iliski gelistirmesini saglar.

Psikolojik neden; bireyi, ustun kilan tasarim ve yaratma yetenegidir. Sanat Egitimi bu yetiyi en ozgur uygulama alanidir. Yaratma olayi psikolojik olarak algilamaya yoneliktir. Algi, duyu organlarimiz yoluyla cevre hakkinda edindigimiz bilgilerin toplanmasi ve yorumudur. Ancak bireyde bulunan yaratma gereksinmesi kisitlanirsa ruhsal yonden uyumsuz bir insan haline doner. Halbuki Sanat Egitimi; algilama, yaratici dusunce-hayal gucunun gelistirilmesi, analiz ve sentez, yaratici problem cozme ve yorumlamayi icerir.

Estetik neden; estetik bireyde ayirt edici kuvvettir. Bu secme olayini da beraberinde getirir. Bu da Sanat Egitimini gerekli kilar.

Yasamin getirileri ve sorunlari yaratici surecle cozumlenebilir. Bu Bilim Egitiminde de boyledir, Sanat Egitiminde de ve yasamin icinde de. Bu baglamda Sanat Egitimi okullarimizin ilkinden sonuna kadar verilmelidir.

Sanat Egitiminin yorumuna dair orneklerle yazima nokta koymak istiyorum.

SANAT EGITIMI, bireyin duygu, dusunce ve izlenimlerini anlatabilmede yeteneklerini ve yaraticilik guncunu estetik bir duzeye ulastirmak amaci ile yapilan tum egitim cabasina denir.

SANAT EGITIMININ bir baska yarari da kisisel butunlesmedir. Bu, sanatin ara sira sembolik ifadeler araciligiyla gerilimleri azaltmasi yonundeki katkisidir.

SANAT EGITIMI, teknik becerilerin gelismesini de saglar. Resim yada cizimle de, muzik ya da diger bir guzel sanat dalinda beceri kazanma araci olmasidir.

Kaynak: Yildiz Teknik Universitesi Sanat ve Tasarim Fakultesi Ogr. Gor. Tulay CELLEK
belgesi-1511

Belgeci , 2422 belge yazmış

Cevap Gönderin