İngiltere, Türkiye’yi ortadan kaldırmak isterken, bu ülkeyi, bütün İslâmî fikir ve düşüncenin kaynaştığı manevî bir merkez yapmıştır. Türk milliyetçiliği ve onun başındaki şef Mustafa Kemal bugün İslâm dünyasını idare etmekte, ondan hem sevgilerini, hem de eleştirilerini esirgememektedir. İngiliz hücumu, Türk propagandasının Ganj’dan Nil’e, Yemen’den Sibirya’ya kadar çok iyi karşılanmasına sebep olmuş, anlattıkları büyük bir ilgi ve dikkatle dinlenmiştir.

 

1920 yılında Trablusgarp şefi Süleyman-Elbarus, Türk gazetelerine gönderdiği bir mektupta şöyle yazıyordu: ”Bağımsız Türkiye, İslâm dünyasının bir nevi emniyet supabıdır. İngiliz politikası bu supabı kapatmakla, Türk milliyetçiliği ile temsil edilen Müslüman enerjisinin bütün İslâm ülkelerine yayılmasına sebep oldu.”

 

En uygun bir mevkide bulunan ve uzağı gören en iyi bir gözlemci tarafından düşünülmüş ve yazılmış bu kelimeler bize, bugünkü durumu çok güzel anlatmaktadır.

 

İslâm ülkeleri aralarındaki dostluğa sadıktırlar. Bunun birçok örneklerini sayabiliriz. Onların yüzleri bize dönüktür ve bizi, yabancılara karşı giriştikleri bu mücadelenin dışında bırakmak istiyorlar. Fakat bu gittikçe daha zorlaşmakta ve uyuşmaz politikacılarımız bizi suçlu duruma düşürmektedirler.

 

Bunlar sayesinde, Mustafa Kemal bütün milliyetçilik hareketlerinin başına geçmiştir, bu akımın bulunduğu bütün ülkeler onu örnek almaktadırlar. Bunların en önemlisi olan genç Mısır devleti epeyi zamandır Sivas ve İstanbul hükûmetleriyle temas halindedir. Hint Müslümanları ise maddî yardımda bulunmayı önermekte, her kritik durumda Londra ve Paris üzerinde baskı yapmaktadırlar. Mısır ve Hint Müslümanları Komitesi, İngiliz Yüksek Komiserliği’nin direktiflerini uygulamak isteyen Halife’yi de tehdit etmişlerdir.

 

Irak’ta da bağımsızlık için yapılan mücadeleyi Türkler yönetmektedirler.

 

İngiltere bunları anlamamakta inat ediyor, garip bir dalgınlıkla Mustafa Kemal’i aşırı hareketlere zorluyor. O ise, bu durumu çok iyi değerlendirmekte ve işin sonunun nereye varacağını çok iyi kestirmektedir.

 

Belgeci

Share
Published by
Belgeci

Recent Posts

Yavuz Sultân Selim

Yavuz Sultân Selim Karakterinin sertliğinden dolayı “Yavuz“ ve şehzâdeliğinden beri “Selim Şah“ denen Sultân Selim,…

8 saat ago

Sultân II. Bâyezid

Sultân II. Bâyezid Sultân II. Bâyezid, Gülbahar Hâtun’dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı’nda dünyaya geldi. Babası…

20 saat ago

Fâtih Sultân Mehmed

Fatih Sultan Mehmed, 30 Mart 1432 tarihinde Edirne Sarayında Hüma Hâtun’dan dünyaya geldi. Annesi onun…

1 gün ago

Sultan II.Murad

Bazı tarihçilerin Osman Bey’den sonra ikinci kurucu dedikleri Sultân II. Murâd, 1404 yılında Dulkadiroğlu Emine…

2 gün ago

I.Mehmed Celebi

1413-1421 tarihleri arasında Osmanlı tahtına oturan Sultân Mehmed Çelebi, 781/1380 yılında Germiyanoğullarından Süleyman Şah’ın kızı…

2 gün ago

Yildirim Bayezid

Osmanlı Padişahları arasında hakkında en çok konuşulan Padişahın Yıldırım Bâyezid olduğu doğrudur. Bunun iki sebebi…

3 gün ago