The verbs have and has are used to say what people own or possess. They are also used to talk about things that people do or get, such as illnesses. These words are the simple present tense of the verb have.
He has a lot of stamps.
She has long hair.
Our house has large windows.
I have a younger brother.
We have art lessons on Mondays.
Have a cookie, if you like.
Use has with he, she, it, and with singular nouns. Use have with I, you, we, they, and with plural nouns.
Kaynak: Basic English Grammer Book1
belgesi-1683
Kendini Asya milliyetçiliğine adamak, yavaş yavaş Sovyetler'in önünde eğilmek demekti. Hâlbuki Mustafa Kemal'in politikası…
İngiltere, Türkiye'yi ortadan kaldırmak isterken, bu ülkeyi, bütün İslâmî fikir ve düşüncenin kaynaştığı manevî bir…
Asya'da kitle halindeki bu ayaklanmanın sebepleri Türkiye'de bulunmaktadır ve bu akım mütarekeden sonra başlamıştır. Bunu…
1920 yılının Ağustos ve Eylül aylarında Bakû'da toplanan ikinci kongrede Lenin, Doğu için, en acil…
Dukas, şehre girişi, Ulubatlı Hasan efsanesi temelinde değil de, açık bırakılmış olan Kerkoporta Kapısı'ndan gerçekleştiğini,…
Hiçbir şey, bir yığın hatırayı sıraya koymak için gereken ilk sessizlik anları kadar değerli olamaz.…