Categories: I. Balkan Savaşı

Bazı Deniz Vuruşmaları

17 ilkkânun (aralık) 1912’de yapılmış olan İmroz deniz vuruşmasından sonraki askerî olayları kısaca gözden geçirelim. Onarma işleri dolayısıyla donanmanın büyük gemileri uzun zaman dışarı çıkmadıkları için deniz egemenliği yine Yunan’da kalmıştı; ve Midilli ve Sakız’da yardımsız bırakılmış olan birer avuç Türk askeri oralarda kahramanca dövüşüyorlardıysa da sıkıştırıla sıkıştırıla günün birinde dayanamaz olacaklardı. Bu gün, Midilli için 20.12.1912 ve Sakız için de 3.1.1915’te gelecektir.

 

Bu adalar dayanmakta iken veya düştükten sonra kâh Yunan donanmasını hırpalamak, kâh adaları kurtarmak veya Yunan donanmasını yenerek deniz egemenliğini ele geçirmek ve adaları geri almak düşüncesiyle bir sürü deniz hareketi yapılır. 22.12.1912’de Hamidiye ve Mecidiye kruvazörleriyle üç muharribin Boğaz’dan çıkması 4 ve 11 ikincikânunda (ocakta) donanmanın çıkışları, 14-15.1.1913 gecesi Hamidiye Kruvazörü’nün Boğaz’dan çıkıp Kızıl ve Adriyatik denizlerine gidişi (sonra ona Arnavutluk kıyılarında Saman iskelesine (Semeni) cephane çıkarmak işi verilecektir) ve 18.1.1913’te yapılan ve Mondros vuruşması denilen oldukça önemli deniz vuruşması bu yoldaki uğraşmaların başlıcalarıdır.

 

Bu uğraşmalardan hiçbiri istenilen amaca yani deniz egemenliğinin elde edilmesine ve adaların kurtarılmasına eriştiremeyecektir. Yalnız Hamidiye, düşmanlara verdirdiği önemli zararlar, onlarda doğurduğu şaşkınlık ve ülke içinde uyandırdığı güven ve sevinç bakımından ana amaç dışında da olsa önemli bir iş görmüş sayılabilir.

 

Mondros deniz vuruşması sonunda, bir ay önce olduğu gibi, Türk donanması Yunan donanmasıyla karşı karşıya top atıştıktan sonra geriye dönüp Boğaz’dan içeri girer. Bunun üzerine Ali Haydar Emir şunları yazmaktadır (1):

 

”Netice olmak üzere Mondros’un bir mağlubiyet teşkil etmediğini söylemek icap eder. İki filodan en fazla hasar alan Türk filosu değildir. Bununla beraber İmroz’dan sonra olduğu gibi Mondros’tan sonra da hareket takip edilmeyerek 18 ikincikânun (ocakta), cebren mağlubiyet şekline getirilmiştir.”

 

Kaynak: BİRİNCİ BALKAN SAVAŞI Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. Haziran 1999
belgesi-2775

Belgeci

Share
Published by
Belgeci

Recent Posts

Galata Kulesi

Galata Kulesi, dünyanın en eski kulelerinden biridir. 528 yılında Bizans İmparatoru Justinianus hükümdarlığı sırasında yapılmıştır.…

11 saat ago

Demir

Demir elementinin özellikleri Arı halde gümüşsü beyaz renkli bir metal olan demir (Fe), dünyada ki…

23 saat ago

Canlılarda Üreme ve Çoğalma

Üreme:Canlıların soylarının devamı için kendilerine benzer yavrular meydana getirmelerine denir.Eşeyli ve eşeysiz olarak iki şekilde…

1 gün ago

Ataol Behramoğlu

13 Nisan 1942'de İstanbul Çatalca'da doğdu. İlköğrenimini Kars ve Çankırı'da yaptı. 1966'de Ankara Üniversitesi Dil…

2 gün ago

O’na Hacker Denmez !

İnternet dünyasında maalesef gerek basında çıkan haberler olsun gerekse okuduğumuz makaleler olsun bize hep hackerlar…

2 gün ago

Replay Attacks [Yeniden Gönderme Saldırıları ]

Replay kelimesinin türkçeye tam olarak nasıl çevrildiğinden emin olamadığım için, başlığı yazarken  kendimce en manalı…

3 gün ago