Demokrasi esası, bugün, asri teşkilatı esasiyyenin, umumi farikası gibi görünmektedir.
Hükümdarlık ve oligarşi, artık zamanı geçmiş, arızi şekillerden başka bir mahiyette telakki edilemezler. Gerçi, henüz başlarında hükümdarlar bulunan devletler vardır. Fakat, bunların hemen hepsi demokrasi prensibini kabul etmektedir.
Artık hâkimiyetin sahibi olduğunu iddia cesaretinde bulunabilecek hükümdar enderdir.
Bir milletin, ameli olarak demokrasi prensibini ilan etmesi, o milletin ekseriyetinin, içtimai kuvvetinin bir neticesidir. Millet, kâfi derecede kuvvetli olunca, kuvvet ve kudreti eline alır. Bu hadise bazen ihtilal ile ve bazen de hükümdarla müslihane bir anlaşma ile husul bulur.
Artık, bugün demokrasi fikri, daima yükselen bir denizi andırmaktadır.
Yirminci asır, birçok müstebit hükümetlerin bu denizde boğulduğunu görmüştür. Rus Çarlığı, Osmanlı Padişahlığı ve Hilafeti, Almanya ve Avusturya Macaristan İmparatorlukları bunların başlıcalarındandır.
Bundan başka demokrasi ile idare olunan Portekiz gibi mutedil hükümdarlıkların demokrasisinin daha bariz bir şekilde tatbikini tazammun eden, cumhuriyet muvacehesinde silindiği görüldü.
En nihayet bugün, İngiltere, Belçika gibi büyük eski demokrasilerin, daha bariz ve daha iyi tanzim olunmuş bir demokrasinin tahakkuk ettirilmesi yolunda çalıştıkları görülmektedir.
Demokrasi fikri, asri teşkilatı esasiyenin bir farikası olduğu halde fikir çok eskidir.
Demokrasi fikrinin muhteviyatını ve manası bakımından layıkıyla tenevvür için, onun kısaca tarifini hatırlatmak faydalı olur.
Kaynak: Atatürk’ten Yazdıklarım
belgesi-2594
Kendini Asya milliyetçiliğine adamak, yavaş yavaş Sovyetler'in önünde eğilmek demekti. Hâlbuki Mustafa Kemal'in politikası…
İngiltere, Türkiye'yi ortadan kaldırmak isterken, bu ülkeyi, bütün İslâmî fikir ve düşüncenin kaynaştığı manevî bir…
Asya'da kitle halindeki bu ayaklanmanın sebepleri Türkiye'de bulunmaktadır ve bu akım mütarekeden sonra başlamıştır. Bunu…
1920 yılının Ağustos ve Eylül aylarında Bakû'da toplanan ikinci kongrede Lenin, Doğu için, en acil…
Dukas, şehre girişi, Ulubatlı Hasan efsanesi temelinde değil de, açık bırakılmış olan Kerkoporta Kapısı'ndan gerçekleştiğini,…
Hiçbir şey, bir yığın hatırayı sıraya koymak için gereken ilk sessizlik anları kadar değerli olamaz.…