So sıfat ve zarfla birlikte ama isim olmadan kullanılır.
Zeynep is so clever.
You drive so fast.
He is so silly.
She is so beautiful.
They are so rich.
Such a/ an bir sıfat ve tekil olan isimin önüne gelir. Such bir sıfat ve çoğul olan sayılan isimin ve sayılamayan isimin önüne gelir.
Zeynep is such a clever girl.
It is such a usual car.
He is such a silly boy.
They are such rich people.
Kullanım 1.
The weather was so hot that we didn’t go anywhere.
Hava öylesine sıcaktı ki hiçbir yere gitmedik.
It was such a hot weather that we didn’t go anywhere.
O öylesine sıcak bir havaydı ki hiçbir yere gitmedik.
Kullanımı 2.
She was so clever that she could learn German language in a short time.
She was such a clever girl that she could learn German language in a short time.
belgesi-2525
Kendini Asya milliyetçiliğine adamak, yavaş yavaş Sovyetler'in önünde eğilmek demekti. Hâlbuki Mustafa Kemal'in politikası…
İngiltere, Türkiye'yi ortadan kaldırmak isterken, bu ülkeyi, bütün İslâmî fikir ve düşüncenin kaynaştığı manevî bir…
Asya'da kitle halindeki bu ayaklanmanın sebepleri Türkiye'de bulunmaktadır ve bu akım mütarekeden sonra başlamıştır. Bunu…
1920 yılının Ağustos ve Eylül aylarında Bakû'da toplanan ikinci kongrede Lenin, Doğu için, en acil…
Dukas, şehre girişi, Ulubatlı Hasan efsanesi temelinde değil de, açık bırakılmış olan Kerkoporta Kapısı'ndan gerçekleştiğini,…
Hiçbir şey, bir yığın hatırayı sıraya koymak için gereken ilk sessizlik anları kadar değerli olamaz.…