Hücrelerin sınıflandırması yapılırken genel olarak ikiye ayrıldığı belirtilmektedir.Prokaryotik hücre ve ökaryotik hücre olarak yapılan bu ayırım,genel bir ayırım şekli olup;bu hücre gruplarının alt bölümleri de belirtilmektedir.Mesela ökaryotik hücre iki gruba ayırılmakta ve bitki hücresi ile hayvan hücresi adı altında bir alt bölümler dizesi oluşturulmaktadır.

        Prokaryotik hücreler ise genel manada bakteri türü canlıları kapsamaktadır.Bakterilerin ise bir kısmı hücre dışında ve bir kısmıda hücre içerisinde hayatlarını sürdürmektedir.

        Hücre içerisinde yaşamlarını sürdüren bakteriler örneğinde olduğu gibi,hücre içi parazit olan ve hücre dışında bakterilerden farklı olarak canlılık özelliği göstermeyen zorunlu hücre içi parazitlerine ise virüs adı verilmektedir.

        Virüslerin tamamı hücre içerisinde yaşamlarını sürdürmek zorundadır.Bunların bir kısmı içerisine girdikleri hücreyi parçalayarak iş görür ki bunlar diğer virüs tiplerine göre daha tehlikelidir.

        Virüsler,yapı itibari ile viral genomu taşıyan DNA ya da RNA moleküllerinden sadece birisini taşımaktadır.Viral genomun etrafını ise kapsomer birimlerinden oluşan ve kapsid adı verilen bir kılıf çevirir.

        Viral genomu DNA olan virüsler içerisinde sadece parvovirüsler tek iplikli DNA taşımakta,diğer DNA virüsleri ise çift iplikli DNA taşımaktadır.RNA virüsleri ise reovirüsler hariç hepsi tek zincirli RNA taşırlar.

        Bazı virüslerin etrafında ise zarf adı verilen yapılar yer almaktadır.Zarf taşıyan virüslere zarflı virüsler,taşımayanlara ise çıplak virüsler adı verilmektedir.

        Virüslerin şekillerine bakıldığı zaman ise iki tip ile karşılaşmaktayız.Bu tipler simetri adı ile adlandırılmaktadır.Bunlar ise helikal simetri ve ikozohedral simetri(kompleks simetri) şeklinde sınıflandırılabilir.

        Birde virüs benzeri yapılar bulunur ki bunların başında prion adı verilen yapıları örnek verebiliriz.Bu yapılar nükleik asid içermeyip protein içerirler.Pseudovirion adı verilen yapılarda ise kapsid içerisinde viral DNA yerine konakçı DNA sı vardır.Hücreleri enfekte ederler,ancak replike olmazlar.Birde viroid adı verilen yapılar vardır ki bunlar kılıfsız tek bir RNA molekülünden oluşurlar.RNA küçüktür ve protein kodlamaz.

        Nezleden tümör oluşumuna kadar bir çok hastalığa neden olan virüslerden korunmanın en kolay yolu ise dezenfekte kurallarına uygun hareket etmek ve gerekli önlemleri(aşı gibi) önceden almaktır.Bu bizi ve ev halkımızı korumanın en etkin yoludur…

 

        NOT:Bu yazımı düzeyli ve değerli hocam Zahide Ülya Nurullahoğlu’na ithaf ediyorum.

belgesi-2167

Belgeci

Share
Published by
Belgeci

Recent Posts

Galata Kulesi

Galata Kulesi, dünyanın en eski kulelerinden biridir. 528 yılında Bizans İmparatoru Justinianus hükümdarlığı sırasında yapılmıştır.…

8 saat ago

Demir

Demir elementinin özellikleri Arı halde gümüşsü beyaz renkli bir metal olan demir (Fe), dünyada ki…

20 saat ago

Canlılarda Üreme ve Çoğalma

Üreme:Canlıların soylarının devamı için kendilerine benzer yavrular meydana getirmelerine denir.Eşeyli ve eşeysiz olarak iki şekilde…

1 gün ago

Ataol Behramoğlu

13 Nisan 1942'de İstanbul Çatalca'da doğdu. İlköğrenimini Kars ve Çankırı'da yaptı. 1966'de Ankara Üniversitesi Dil…

2 gün ago

O’na Hacker Denmez !

İnternet dünyasında maalesef gerek basında çıkan haberler olsun gerekse okuduğumuz makaleler olsun bize hep hackerlar…

2 gün ago

Replay Attacks [Yeniden Gönderme Saldırıları ]

Replay kelimesinin türkçeye tam olarak nasıl çevrildiğinden emin olamadığım için, başlığı yazarken  kendimce en manalı…

3 gün ago