15 Belge Atatürk’ün El Yazılarıyla Çeşitli Konular

Bağlılık

”İlim, cemiyetlerin büyüklüğünün sırrını, insanlara açmıştır; bu sır insanların birbiriyle olan bağlarıdır.”     Bütün insanlar, bir içtimai vücudun azalarıdır ve bu sebeple birbirine bağlıdır. Bir de insanlar, ölülerin karşı varisleri olduklarından, aralarındaki bağlar her zaman ve her mekâna şâmildir.   Bu bağlar; tabiidir, içtimaidir ve iktisadidir. Tabii bağın bize öğrettiği şudur; bilhassa işbölümü ve…

Gazeteler

Türkiye Cumhuriyeti’nde gazete çıkarmak, bir kitap neşretmek, matbaa açmak için riayet olunması lazım gelen, merasim matbuat kanunu ve matbaalar kanununda tespit olunmuştur. Muzır neşriyat ve şahıslara tecavüz halinde yapılacak muamele de bu kanunlarda ve ceza kanununda yazılıdır.   Bu hususta bizce söylenecek sözler şöyle hülasa edilebilir. Matbuatın umumi hayatta, siyasi hayatta ve cumhuriyetin terakkiyat ve…

Efkarı Umumiye

Milli hâkimiyet esasına müstenit temsili bir hükümette efkârıumumiye büyük bir rol oynar. Matbuat ve içtima hürriyetleri olmadan ve umuma ait işler geniş bir tenkit sahası bırakılmadan efkârıumumiye vazifesini ifa edemez. Milli hâkimiyet ve temsili hükümet fikrinin yayılması ve yükselmesi ancak efkârıumumiyenin faaliyeti ile mümkündür.   Hükümetin fikri memleketin fikrini temsil etmelidir. Hükümet memleketin fikrini anlayabilmek…

Metbuat Hurriyeti

Vatandaşın, gündelik veya vakit vakit çıkan gazetelere, risalelere yazacağı yazılar veya yapacağı resimler vasıtasıyla ve neşredeceği kitaplarla fikrini serbestçe tamim etmesidir.   Tiyatro, sinema, gramofon ve radyo, telgraf da fikirlerin neşri ve tamimi için çok mühim ve müessir vasıtalardır.   Bir insanın, herhangi bir mahalde söylediği sözler orada kalır, tesiri ani ve mahduttur. Fakat bu…

Ferdi Hak ve Siyasi Hak

Ferdi hak, siyasi hak demek değildir. Ferdi haklara, medeni haklar yahut amme veya cemaat hakları gibi isimler verenler olmuştur. İsim ne olursa olsun, ferdi haklar siyasi haklar dediğimiz şeylerden başkadır.   Siyasi haklar, vatandaşların hükümete iştirakini temin eden haklardır, Bunun en açık ve belli misali, siyasi intihaptır. Siyasi haklardan ancak kanunun, bu hakları kendilerine verdiği…

Hürriyetin Muhtelif Şekilleri

Bir milletin harsı yükseldikçe, ferdi hürriyetin tatkibat sahaları genişler ve çoğalır, muhtelif şekilde birbirinden ayrı ve müstakil ferdi hürriyetler meydana çıkar. Bu hürriyetler, mahiyet ve tabiatlarına göre iki gruba ayrılırlar.   Birinci grup içinde sayabileceğimiz hürriyetler, başlıca ferdin maddi menfaatlarına tekabül eder ki şunlardır:   1- Kelimenin dar manasıyla, şahsi hürriyettir; yani, serbest gitmek, gelmek,…

Hürriyet

Hürriyet, insanın düşündüğünü ve dilediğini mutlak olarak yapabilmesidir.   Bu tarif, hürriyet kelimesinin en geniş manasıdır.   İnsanlar, bu manada, hürriyete, hiçbir zaman sahip olamamışlardır ve olamazlar. Çünkü, malumdur ki, insan tabiatın mahlukudur. Tabiatın kendisi dahi, mutlak hür değildir; kainatın kanunlarına tabidir. Bu sebeple, insan, ilk önce tabiat içinde, tabiatın kanunlarına, şartlarına, sebeplerine, amillerine bağlıdır.…

Demokrasiye Muhalif Asli Cereyanlar

Bizim devlet teşkilatında esas prensibimizi teşkil eden demokrasinin, evsafı farikasını tarif ettik. Demokrasinin bu mefhumu bazı nazariyelerin hücumuna maruz bulunmaktadır.   I- Bolşevik nazariyesi,   II- İhtilalci siyasi sendikalizm nazariyesi,   III- Menfaatlerin temsili nazariyesi.   Bu nazariyelerin, demokrasi  nazariyemize hücumda ne kadar haksız olduklarını kısaca izah edelim:   I- Bolşevik nazariyesinin Rusya’da tatbik olunmuş…

Demokrasi Prensibinin Muhteviyatı

Demokrasi esası, bugün, asri teşkilatı esasiyyenin, umumi farikası gibi görünmektedir.   Hükümdarlık ve oligarşi, artık zamanı geçmiş, arızi şekillerden başka bir mahiyette telakki edilemezler. Gerçi, henüz başlarında hükümdarlar bulunan devletler vardır. Fakat, bunların hemen hepsi demokrasi prensibini kabul etmektedir.   Artık hâkimiyetin sahibi olduğunu iddia cesaretinde bulunabilecek hükümdar enderdir.   Bir milletin, ameli olarak demokrasi…

Çalışmak

Çalışmak, umumi kanundur, irat sahipleri zenginler dahi, bu kanundan hariç kalamazlar; mevcut servetini milli servetin ziyadeleşmesine yardım edecek surette kullanmalıdır. Bir zengin bedeni çalışmadan vareste kalabilir; fakat bu takdirde faaliyetini fikir meşguliyetine tevcih etmelidir.   Neticesiz uğraşmak, çalışma sayılmaz. Hiçbir şey yapmamak veyahut neticesiz, manasız şeyler yapmak, çalışma kanununa karşı büyük kabahattır.   İnsan, çalıştığı…