115 Belge Savaşlar Sayfa 10 / 12

Deniz Harekatı

” Denizlere hakim olan dünyaya hakim olur.” düşüncesiyle hareket eden İngilizler, boğazları ele geçirmek için donanmanın yeterli olacağına inanıyorlardı. Bahriye Nazırı Churchill‘in planları Akdeniz filosu komutanı Amiral Carden tarafından da desteklenince, Lord Fisher’ın şüpheli gördüğü bu harekatın donanma ile yapılmasına karar verildi. Tarihinde hiçbir yenilgi almamış olan İngiliz donanmasının silah, teknoloji ve başarı açısından kendine…

Savaş Öncesi Durum

Yirminci yüzyılın başlarında Avrupa sınırlarından taşıyordu. Ekonomik rekabet, sömürgecilik ve milliyetçilik akımları Avrupa’yı ikiye bölüyordu. Almanya-Fransa ve Rusya-Avusturya arasındaki çekişmeler gerginliğe dönüşüyordu. 28 Haziran 1914’te Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahdı Arşidük Ferdinand‘ın bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi bu gerginliğe son noktayı koydu. Avusturya’nın 28 Temmuz 1914’te Sırbistan’a seferberlik ilanının ardından 1. Dünya Savaşı başlamış oluyordu. Bir yandan…

Sonuç

Ankara’dan 10 Mayıs 1921’de, Türk milliyetçiliği konusundaki bu kısa incelememin basımevini boyladığı sıralarda ayrıldım. 1921 yılının Ağustos ayı sonlarında Anadolu’daki savaş en sert ve acımasız bir biçimde sürüyordu.   Bu kez İngiliz emperyalizmi maskesini atmış, -bugünkü İngiltere’nin başındakiler- M. Lloyd George, Lord Curzon, War Office açıktan açığa saldırmaya başlamışlar; İngiliz birlikleri, İngiliz kurmay heyetleri, İngiliz…

Ankara Büyük Millet Meclisi

Yeni bir ruh vermiş olduğu Ankara’da Paşa her yerde hazır ve nazır. On sekiz aydır telgraflar her dakika teşkilâtın en ufak bir soluğunu, en önemsiz bir düşüncesini kendisine ulaştırmakta. O artık teşkilâtıyla birlikte bir bütündür.   Görüşmelerimiz sırasında onun Avrupalı gibi hissettiğini, söyledikleri hakkında tam bir bilgi sahibi olduğunu, Londra, Paris, Roma ve Berlin’de çok…

Mustafa Sagir İstiklâl Mahkemesi Önünde

Bugün Ankara’da birtakım söylentiler dolaşıyor. Her taraftan bakanlarla milletvekillerinin arabaları geldi, subaylar Millet Meclisi’nin bahçesine atlarla geldiler ve İstiklâl Mahkemesi’nin bulunduğu binanın önünde durdular. Halk da binanın girişi önünde toplandı ve çok demokratik bir biçimde, gazeteciler, subaylar, bakanlar ve milletvekilleri, halkı yavaşça iterek, pencerelerden atlayıp içeri girdiler.   Binanın içinde o kadar çok insan var…

Savaşın İçinde

Hükûmet beni misafir etmek üzere, şehrin eski bölümündeki büyük mahallede bir ev hazırlatmış. Buraya dik bir geniş yoldan çıkılıyor. Şehrin, Doğu illerine, yani Asya’ya açılan büyük kapısı doğrultusundaki yol gece gündüz askerî birliklerle dolu. Atların nalları kaldırımları çekiç gibi dövmekte. Evimin sekiz küçük penceresi bu yola bakıyor ve ben askerî hareketin içinde yaşıyorum.   ”Ne…

Modern Mekke

Bir sabah birden kendimi küçük ve sakin bir garda bulduğum zaman çok heyecanlandım, çünkü garın cephesinde bütün Asya’da tekrar edilen bir kelime yazılı idi: ”Ankara”. Gar şefinin oturduğu evde şimdi buranın tek hâkimi Mustafa Kemal Paşa oturuyor. Kendisi, iki aydır içinde yaşadığım müthiş mücadelenin başından bir an ayrılmamış; onun anlamını ve en ufak ayrıntılarını kavramak…

Bilecik

Bilecik bir felâket ve acılar diyarı. Demin sözünü ettiğim koku burada dayanılmayacak kadar fazla. Henüz dumanı tüten bu taş yığınları altında kim bilir ne kadar insan cesedi gömülü. Buradaki tahribatın büyüklüğü korkunç. Bilecik ve Küplü’de büyük facialar olmuş. Buraların ahalisinden sağ kalanlar büyük bir bunalım ve heyecan içinde. Tecavüze uğramamış genç bir kız veya kadın…

İsmet Paşa’nın Cephesinde, Nisan 1921

Gündüzbey savaş alanı Eskişehir’den birkaç kilometre sonra başlamaktadır. Burada, ustaca bir manevra ile, düşmanı mağlup edileceği yere kadar çeken İsmet Paşa, Yunanlıları çok kanlı bir yenilgiye uğrattı. Bütün gün boyunca, savaşın müthiş gerçeklerini gördüm. Gördüklerim, sadece geçmiş birkaç gün içinde olup bitenlerdi. Savaşın ne biçimde yapılmış olduğunu anlamak için yere bakmak yetiyordu.   İlkbaharın nefis…

Afyonkarahisar, 16 Nisan 1921

Yunanlılar büyük bir hızla geri çekildiler. Arkalarında küçük bir tepe oluşan tüy yığınları bıraktılar. Bunlar bölgedeki bütün kanatlı kümes hayanlarının tüyleridir. Bunların yanında yün yığınları var. Bunlar da kesip yedikleri koyunların yünleri. Bunlardan ayrı olarak yer yer mermi çukurları, kâğıt yığınları, konserve tenekeleri, hayvan leşleri görülüyor. Burası tam bir savaş alanı. Bunun gibi daha başkalarını…