16 Belge Fatih ve Fetih

Gemiler Haliç’e Nereden Geldi ?

İstanbul’un fethini anlatan herhangi bir tarih kitabını elimize aldığımızda, en temel vurgulardan biri olarak, Osmanlı gemilerinin, “akıl durduracak şekilde bir gecede Beyoğlu sırtlarından aşarak Haliç’e indirildiği” iddiasıyla karşılaşırız. Gerçekten de böyle mi olmuştur? Hem Osmanlı hem de Bizans tarihçilerince yinelenmiş olmasına rağmen, dağdan gemi aşırma efsanesinin gerçek olmadığını iddia etmek için bir dizi ciddi nedenimiz…

Hortlayan Hizipler Savaşı ve Fatih’in Kara Ölümü

Fatih’in ölümü tarihin karanlık ve önemli dönüş noktalarından birini oluşturur. Zehirlendiğine dair veriler kadar, hastalıktan öldüğüne dair veriler de dikkate değerdir. Ölümünü asıl önemli kılan şey, ölümünün biçimi değil, Osmanlı’da yaşanan önemli dönüşümün merkezine oturmasındandır. Arkasında bir dizi soru işareti ve sorun bırakan ilginç bir ölümdür bu. Hikaye kısaca şöyle gerçekleşiyor: 27 (veya 29) Nisan…

Fatih’in Dinsel Kimliği ve Politikası

Mehmet’in, Akkoyunlular, Karamanoğulları, Memlûklar, Venedikliler, vb. hangi dinden olursa olsun tüm diğer siyasal güç odakları gibi Bizans’ın da düşmanı olduğu ve onu en kısa zamanda işgal ve ilhak etmek amacında olduğu kesin; ancak bunu Hıristiyan oldukları için yaptığı, “Hıristiyanlığın bağnaz düşmanı” olduğu, hele ki “genelde tüm Hıristiyanları ortadan kaldırmayı amaçladığı” iddiası külliyen yanlıştır. Aksine Bizanslılarla…

Fatih : Bir Türk-İslam Önderi mi?

Müslüman’ın Müslüman’a, Arap’ın Arap’a, Türk’ün Türk’e karşı savaşında resmi tarihçiliğimiz, genel olarak devlet geleneğinin “yüksek” çıkarları gereği kazanan ve belirleyenden yana biçimlenmiş ve bizi de böyle bir tarih bilinciyle donatmaya çalışmıştır. Türk İslam tarih yazımı da işte böyle çarpık bir yaklaşımla biçimlenmiştir.   Nitekim mirasçısı olmakla övünmemiz istenen Osmanlı tarihi, Anadolu’daki tüm Türk beyliklerinin ve…

Çağ Açma Efsanesi

Resmi tarihlerde İstanbul’un fethi, aynı zamanda “Orta Çağ’ı kapatıp Yeni Çağ’ı başlatan” bir olay olarak aktarılır. Ancak sıra bu iddianın gerekçelendirilmesine gelince dikkate değer hiçbir açıklamayla karşılamayız. Bununla birlikte fethin “çağ açtığı”, dolayısıyla Fatih’in “çağ açan” olduğuna ilişkin iddia, ifrat düzeyinde yinelenmeye devam edilir. 29 Mayıs 1453, “çağın değiştiği gün!” ilan edilir. İddianın biçimlenmesinde gariplikler…

Fatih Çok Dinli Bir İstanbul Kuruyor

Talan ve Çandarlı’nın tasfiyesi dışında fethin hemen sonrasındaki çok önemli bir diğer uygulama da, Fatih’in gayri Müslimlere ilişkin tavrıdır. Bundan sonraki adımları ise gücü yettiği oranda şeriat geleneğini geriletmek pahasına gerçekleşecektir; çünkü şeriat, gayri Müslimlerin salt köle statüsünde kalacağı salt İslam bir İstanbul istemektedir. Oysa Fatih’in istediği, kozmopolit imparatorluğunun tüm renklerini içeren, diğer dinlerin merkezi…

Fatih Sonrası Talan

29 Mayıs sabahında şehir, liman ve birkaç kule hariç Osmanlı askerlerinin eline geçmişti. Şehre giren komutanlardan bazıları ele geçirilen Bizans ileri gelenlerinin kesilmiş başlarını getirip, Fatih’in atının ayakları dibine atıp bazı esirleri de karşısına dikerek zaferi ilan ettiler. Osmanlılar şehre girip temel direniş odaklarını etkisiz hale getirir getirmez dört bir yana dağılıp yağmaya başlayacaklardı. Bizanslılar…

Fetih

5 Nisan günü şehrin kara surları boydan boya kuşatılmıştır. Padişah, Çandarlı Halil ile birlikte merkeze, Topkapı ile Edirnekapı denilen bölüme yerleşmiştir. Onun sağında, yani Marmara Denizi’ne kadar olan kesim Anadolu Beylerbeyi İshak Paşa ve güvendiği adamı Mahmut Paşa komutasındadır. Osmanlı ordusu salt görüntüsüyle bile yürek titreten bir tablo sergiler. 200 bine yakın asker göz alabildiğine…

Fetih Öncesinde Taraflar

Fatih iktidara geldiğinde, Bizans İmparatorluğu, İstanbul şehrinin sınırlarına kadar küçülmüş bir devletçik durumundadır. Siyasal olarak kuşatılmışlığı, askeri olarak güçten düşmüşlüğü, ticari olarak bile önemini karşı kıyıdaki Galata’ya yitirmişliği yetmezmiş gibi son yüzyıllarını birbiri peşi sıra gelen işgal, yağma, deprem ve salgın hastalıklarla geçirmişti. 700 binlere ulaşan nüfusundan 70 bine, koskoca bir imparatorluğun merkezinden, çevresinde kala…

Fethin Gerçek Nedenleri

İslamiyet, hemen hemen sekiz yüzyıldır İstanbul’u ele geçirmeye çalışmaktadır. Esasen Varna ve Kosova savaşlarının kazanılması, dolayısıyla Osmanlı’nın Batı tehdidine karşı orta vadede güvence altına alınması, İstanbul’un fethi için Osmanlı’ya gerekli zamanı veriyordu. Çandarlı Halil Paşa’nın en belirgin ayrımı, onun İstanbul’un fethine karşı çıkışıydı. İstanbul surlarının kolay kolay aşılamayacağını, uzayan savaşın ise Hıristiyan dünyasını birleştireceğini düşünmektedir.…